
...

ÖNSÖZ
1-EVRENİN DOĞUŞU İÇİN KISA BİR ARAYIŞ
Proton’un Ömrü
Helyum’un Kütlesi
2-YERKÜRE NASIL OLUŞTU?
Foton’un Kütlesini Yok Saymak
Demir Yerine Nikel Üretmek
Güneşe Yakıt İkmali !
Güneşe “Yeter!” Demek
Demir Çekirdekli Gezegen Üretimi
Bir Kerelik Öksürme
Yerkürenin Kütlesi
Yedek Gezegen
3-YERKÜRENİN ÇEKİRDEĞİ VE DEMİR METEORİTLER
4-MAVİ GEZEGENİN BAŞ BELALARI
Ay Dansı!
Marduk
Patlatılan Gezegen. (Ölen Ölür. Kalan Sağlar Bizimdir!)
Enerji Perdeleri. (Soy Kırıcılara Geçit Yok!)
5-CANLANAN GEZEGEN
Üreten Molekülè Canlı
Özverili Canlı!
Evrimin Temel Kuralı Kuralsızlıktır
Alet Kullanan Bakteri
Hedef: İnsan
Böyle Saçma Doğa Yasası Olur mu?
Hızlı Hareket Eden Sistemlerde Zaman Yavaş Geçer
Öyle Görünüyor ki Bize Bir Görev Verilmiş
6- KAYNAKÇA
Özel Sözlük

Evrenin
yaradılışı, galaksilerin oluşumu, yıldızların evrimi, yıldızların çevresinde
gezegenlerin oluşumu, (Bizim) Gezegenler Sistemi, çok özel bir yıldız, çok
özel bir gezegen, bu (bizim) gezegende üç milyar yıldan beri canlı
varlıkların evrimi, kutuplarındaki buzulların yüzlerce m derinliğinde de,
kavrulmuş çöl kumlarında da yaşam olan gezegen, her çevre için ayrı ayrı
yaşam biçimi denemeleri, çok çeşitliliğin yadsınamaz başarısı, türlerin yok
olması, yeni türlerin ortaya çıkması, ve sonunda insan denilen bir varlığın
Yerkürede boy göstermesi...
Öyle
bir canlı varlık ki, başka hiç bir varlığın yapamadığı etkinlikte. Önceleri
dar çevresinde, daha sonra geniş ve değişik alanlarda üretiyor,
değiştiriyor, denetliyor ve bu işlevi kendi gezegenine ve yakın uzaydaki
çevresine uyguluyor. Ne yapmak istiyor bu insan denilen varlık? Nereden
alıyor bu cesareti? Nereden alıyor bu yetkiyi?
Bu
sorulara yanıt ararken kitapta kurgulanan ve uygulanan sunuş biçimi insandan
başka bir odak üzerinde yoğuşmuş bulunuyor. Bu odak ise, Evreni Yaratan
Kudretin, insanı yaratmak ve yaşatmak için doğa yasalarına uyguladığı özel
düzenlemeler ve yaptığı özel müdahaleler çerçevesinde düzenlenmiş
bulunmaktadır.
Böyle
bir kitapta kosmogoninin (Evren Doğuş Bilimi’nin) ayrıntılarına gerektiği
kadar girmek zorundayız. Odaklandığımız konu bunu gerektiriyor. Ancak
konunun derin ayrıntılarına da girmiyoruz. Kosmogoninin bilimsel
ayrıntılarını merak edenler için piyasada anlaşılır düzeyde bir çok kitap
bulunabilir. Bu kitabın hedefi ise, taa ezelden beri “Evrensel Evrim”
aşamalarının içerisine gizlenmiş çok özel düzenlemeleri bulup çıkarmak ve bu
düzenlemeleri yapan Kudretin amacını “anladığım kadarı” ile
anlatabilmektir... Bence bu konu çok önemli. Bu düzenlemelerin sonuçlarına
bakarak nedenini bulmaya çalışmak ve bu yolda inandırıcı açıklamalar
yapmakla, insan olarak ; “Biz Kimiz? Ne arıyoruz buralarda? Nereden geldik?
Nereye gidiyoruz? Neden diğer bütün canlı varlıklardan farklıyız? Yoksa bize
bir görev mi verildi? Eğer öyle ise görevimiz nedir?” sorularının
yanıtlarını bulabilmemiz olasıdır.
Ne
dersiniz? Bu konu sizce de önemli değil mi? En azından kimlik arayışındaki
gençleri, pozitif bilimin de bir yol gösterici (Mürşid) olabileceğine
inandırmak bile önemli değil mi? Kim bilir belki de bu kitabı okuyan bir
takım gençler {“Her dediğine katılmasam da, adam (yâni onların konuşma
dilinde Uğur hoca) bazı konularda doğru söylüyor olabilir. Pozitif bilim,
çekici bir tutku. Ben de, aç kalmayı bile göze alarak, Üniversitede kalıp
araştırma görevlisi olmak istiyorum! Hattâ neden olmasın? Belki de bilim
adamı bile olabilirim!”} diyecek kadar yoldan çıkmış(!)
olabileceklerdir.
Teolog
değilim, Filozof değilim, Pozitif bilimlere yürekten inanan bir bilim
adamıyım. Bu kitabı bu kimliğimin sınırları içerisinde yazdım. Yine de bu
kitapta klasik bilim adamı kalıbının dışına çıkmış bir kimlikle karşınızda
olabilirim. Örneğin, bana göre, “Güneşimizin ve çevresinde kendi uydu
sistemleri ile dolanan dev gezegenlerimizin ve en önemlisi üzerinde canlı
varlıkları barındırabilecek kadar organize ve armorize olmuş Yerküremizin,
bir Nebula’nın yoğuşması ile bir seferde, bir hamlede oluşabileceğine
inanmak, safdillikten başka bir şey olamaz!”
Dev
gezegenlerimizden Jüpiter ve Satürn’ün uydu sayıları, Güneşimizin gezegen
sayısından daha çok. Dev gezegenlerimizin uydularının her biri, en azından
dış görünüş olarak hatta kimyasal yapı olarak birbirinden tamamen farklı
yapıda. Nasıl oluyor da, Galaktik Sistemimizde varlıkları gözlenen ve
ortalama kütleleri 100 Güneş hatta nadiren de olsa bazan 100000 Güneş kadar
olabilen uzay bulutları (Nebulalar) bile kendi üzerine kolaylıkla
çökemezlerken, yaklaşık 1 Güneş kütleli (ve Evrende bir örneği bile henüz
bulunamadığı halde, her türlü elementi barındırdığı öngörülen) bir uzay
bulutundan (nebula’dan) bu kadar yakın mesafelerde bu kadar farklı
kimyasallıkta uydular yoğuşuyor? Birisi bir model kurup çalıştırsın bunu
lütfen! Gezegenler Sisteminin açısal momentumunun tersine dönen uydular,
dönmeyi bırakın tersine dolanan uydular, tersine dönen gezegen, en büyük
olduğu halde en hızlı dönen gezegenler, yan yatmış eksenli dev gezegen,
kendisinden daha içeridekilerin yörüngelerini kesen gezegen, yarısı uçmuş
uydu, içten ergiyeceğine dıştan ergiyen gezegenler ve uydular, sırf demirden
yapılmış asteroidler, iğ şeklinde, puro şeklinde asteroidler, sırf kükürtten
yapılmış uydular, sırf buzdan yapılmış uydular, sırf buzdan ve tozdan
yapılmış kuyruklu yıldızlar, Gezegenler Sisteminin en dış üyesi olarak
milyarlarca ton su buzu... birer olgu ise, bu çeşitlilik bile, bir
nebula’dan bir seferde oluşma tekdüzeliğini reddetmeye yetmez mi? Burada
kastedilen tekdüzelik Gezegenler Sisteminin bir Nebula’dan yoğuştuğunu
varsayan teorilerdir. Kaldı ki hesaplanan ve gözlemlenen değerler de,
bir nebula’dan oluşmak için öngörülen açısal momentumu korumak için gereken
kütleyi, 22 kat hata vererek kesinkes yalanlamaktadır. Diğer taraftan
gözlenmesi kolay olduğundan çok iyi bilinen yıldız evrim kuralları ve bir
tanesinin üzerinde yaşadığımız için çok iyi bilinen gezegen oluşum aşamaları
da, hem Güneşimiz için, hem de Yerküremiz için sürgit soğumaya ve yoğuşmaya
değil, bir çok aşamaya gereksinim olduğunu göstermektedirler. Kaldı ki
Nebula diye tanımlanan malzeme kaynağının bu gün için bilinen en fazla çeşit
içeren HII Bulutu örneğinde, bol miktarda Hidrojen(Su Yapan), Helyum(Güneş
Gazı), biraz Metan(Metabolizma Gazı. Ne işi varsa oralarda!), çok az
Amonyak(organik ve anorganik olabiliyor) ve eser miktarda
Formaldehit(organik ve anorganik olabiliyor) soğurum çizgileri
gözlenebilmiştir. 92 elementi bir kenara bırakın, Yerküredeki bu kadar
demir, bu kadar silisyum, bu kadar aluminyum nereden geldi? Bu durumda
Gezegenler Sistemimizin bu gün için bilinen özelliklerine hiç değilse biraz
yaklaşabilen bir oluşum modeli kurgulamamız gerekmez mi?
Bu
kitapta “Milyarlarca yıl boyunca, uzaydan ve patlayan yıldız artıklarından
malzeme toplayarak gezen bir Nebula’dan, 4.6 milyar yıl önce, yavaş yavaş
büzüşerek oluşan Ismarlama Gezegenler Sistemi” tembelliği terk edilerek,
biraz kafa patlatılacaktır. Bu bir gereksinimdir. Bu kitapta bu gereksinim
karşılanmakta, 4.6 Milyar yıl önce, son kez patlamasını yapan bir Evrimleşen
Güneş olgusu öngörülmekte, demir çekirdekli gezegenlerin dışında hiç bir ön
koşula gereksinimi olmayan, ve hattâ demir çekirdekli gezegenlerin nasıl
oluştuğu gibi karmaşık bir gizem’e de çözümler getirilen, basit ve anlaşılır
düzeyde bir Gezegenler Sistemi oluşum modeli kurgulanmaktadır.

Sayfa: ?
Boyut: 14 x 23 cm2
ISBN: 975-92525-?-?
Kağıt: 80 gr. Lüks Kitap Kağıdı
Cilt: Amerikan Cilt

Kitabın Önerilen Satış Fiyatı ? Milyon TL'dir.
Kitaplarımızı gerçek anlamda kitapçı olan her
kitapevinden temin edebilirsiniz. Veya İnternet üzerinden satın
alınabilir. Bu konuda
www.kitapyurdu.com veya
www.ideefixe.com gibi sitelere bakılabilir. İnernet üzerinden satış
yapan sitelerin listesi için buraya
tıklayınız.
Ana Dağıtım:
Toros Dağıtım Kitap Ltd. Şti.
Web:
www.toroslu.com/tdk.htm
E-Posta:
admin@toroslu.com
Merkez (İstanbul):
Ankara Cad. Hobyar Mah. Fahreddin
Kerim Gökay İşhanı,
No: 31 (Cağaloğlu'nda tam
valiliğin karşısında)
Cağaloğlu/İSTANBUL
Tel : (0212) 527
52 96
Faks : (0212) 527 52 97
Çukurova (Adana) Şubesi:
İstiklal Cad. Ziraat Bankası yanı
ADANA
Tel : (0322) 432
00 73
Faks : (0322) 432 00 74
Bölgesel Dağıtım:
Artı (İstanbul)
Final (İstanbul)
İki A (İstanbul)
Beta (İstanbul)
Dost (Ankara)
İmge (Ankara)
Asil (Ankara)